Merhabalar!

Ben Feyza Nur, nâm-ı diğer "fecca"

Bir nisan sabahı düşmüşüm gezegene.  Hatırlayamadığım ilk üç yıl koşuşturmakla geçmiş olmalı ki öyle de devam etti. Kısa ve kabarık saçlı, elleri yumuk yumuk bir kız çocuğuydum. Gel gör ki saçları iki taraftan toplanmış, beyaz çoraplı kız mı olmalıydım yoksa dedemin bahçeyle uğraşırken kullandığı su dolu peynir tenekelerine, kaşla göz arasında ellerini sokmaya çalışan kolları sıvanmış yaramaz kız mı karar veremedim. İleride aynı kararsızlık devam edecek ve hem yerinde duramayan çılgın bir serseri hem de hanım hanımcık bir kızcağız olup çıkacaktım.

Aklım ermeye başladıktan sonra şarkılar söyledim, şiirler ezberledim, resimler çizdim. Liseden mezun olup Bozkır rüzgarı beni Sakarya'ya savurduğunda dostluklarım vardı yanımda. Sakarya Hukuk Fakültesiyle birlikte keyifli, heyecanlı ve hareketli bir yolculuğa çıkmış oldum. Bu şehirde en uzun kışımı geçirdim. Kısa bir zamanda, tanıdığım birbirinden güzel insanlarla gezdim, yürüdüm, koştum ve bu güzel şehri tanımaya devam ediyorum.  Allah’ın güzelliklerini keşfetmeye, bu güzelliklerin bir parçası olmaya çabalıyorum. O’nun rızasını kazanmak için vaktimi boşa harcamamaya gayret ediyorum. Anlayacağın hâlâ koşuşturuyorum.

Resim yaparım

 Küçükken bulutları maviye boyayan tayfadan değilim...

Çizerim Sık Sık

Çizginin gücü adına olmasa da çizginin gücüne inanarak...

Hukukçuyum, ama hukuk satmam 🙂

 

Fotoğraf Çekerim

Herkes beni görüyor muu? Evet mi? O zaman çıkırrt!

Düşünürüm, derin derin

Efkârlı ama dertli değil, düşünceli ama mutsuz değil.

Yazarım, okurum

Hikâye okuma bana!